"Kafanın söylediklerini duymakla kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren. Kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür. Kalbinin konuşması sonsuzluktan gelir." Aborjin Öğretisi

Dünyada İnsan Hakları…

İNS HH

BAŞKENT KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ KÜLTÜR KOMİSYONU, “DÜNYADA İNSAN HAKLARI” KONUSUNU KAMUOYUYLA PAYLAŞTI
BKSDER- OSİAD işbirliği ile İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabulünün 67. Yıl dönümünde Prof. Dr. Ali AKYILDIZIN konuşmacı olarak katıldığı konferans OSİAD salonunda gerçekleştirildi.

Ali AKYILDIZ; Dünya insan Hakları Günü,yüzyıllar boyunca süren bir mücadelenin ürünü olarak, insanların doğuştan ve eşit bir biçimde sahip oldukları hakları ifade eden, uluslararası bir belgenin kabul edilişinin kutlandığı bir gün olduğunu belirterek başladığı konuşmasını, İnsan Haklarının zaman içerisindeki seyrini ve Türk ve İslam dünyasında insan haklarına yaklaşımın nasıl olduğunu özetleyerek sürdürdü.

Akyıldız, kurulan ilk devletlerde insanların eşit haklara sahip olmayışının yüzyıllar süren bir mücadeleyi başlattığını, neticesinde İngiltere’de Magna Carta’nın ile başarıya ulaştığını söyledi. Akyıldız, Magna Carta’nın ilk özgürlük fermanı olarak kabul edildiğini oysa sadece İngiliz soylularının Kral John’a karşı haklarını düzenleyen, İngiliz vatandaşlarına, haklarına değinmeyen bir şart olduğunu belirtti. Önemli bir aşama olan 1776 Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ise, İngiliz sömürgesi olan on üç koloninin, bağımsızlıklarını ilân ettikleri belge idi. Ayrıca,bütün insanların doğuştan eşit yaratıldığını, Tanrı tarafından verilmiş hayat, hürriyet gibi belli bazı vazgeçilmez, devredilmez haklara sahip olduklarını da ilân ediyordu. Bildirge en çok Fransa’da etkisini gösterdi. Fransız İhtilalinin ve 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesinin yolunu açtı, bu beyannamenin daha önce yayınlananlara göre daha geniş kapsamlı olduğunu sadece Fransızlar için değil, herkes için geçerli hakları ilan etti.

Prof. Dr. Akyıldız insan hakları mücadelesi, yüzyıllar boyu sürmüş olsa da bu hakların uluslar arası alanda kabulünün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla gerçekleştiğini, Türkiye’nin, BM çerçevesindeki temel insan hakları sözleşmelerine taraf olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Akyıldız, Hz. Muhammed’in Veda Hutbesine; “Ey Nas” yani “Ey İnsanlar” diyerek başladığını ve canlarınız, mallarınız, namuslarınız mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur,” diyerek en eski evrensel insan hakları beyannamesini ilan ettiğin; Allah’ın; “Kul Hakkı İle Karşıma Gelmeyin, Affetme Yetkim Yok” buyruğuna dikkat çekti. Bunun için kültürel kodlarımızın mevcut olduğunu ancak Müslümanların hâlâ, Allah’a taptıklarını zannederek lat uzza mena’ya yani menfaatlerine tapmaya devam ettiklerine dikkat çekti.

Ali Akyıldız; Türk toplumu açısından Osmanlının son döneminde Hukuki Aile Kararnamesi ve Medeni Kanunun en devrimci yanımız olduğunu, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin geleneksel bütün kabullerimizi derinden etkilediğini buna rağmen insan haklarını içselleştiremediğimizin altını çizdi. Çağdaş demokrasinin,  insan hakları ve egemenlik boyutu olduğunu, insan haklarının, devlet tarafından verilmediğini, bilakis devletin egemenlik hakkının, insan hakları ile sınırlandırıldığını, anayasaların bunun için olduğunu, Montesque’nun “Güçler Ayrılığı” prensibinin önemli olduğunu, mutlak gücün kötü olduğunu vurgulayarak konferansını tamamladı.

Meftune Gül

Eğitimci ve Hukukçu. Elazığ 'da doğdu. Harput kültürüyle yetişti. İstanbul Üniversitesin Edebiyat Fakültesinde ve Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Üniversite eğitimini tamamladı. Halen Türk Patent Enstitüsü Hukuk Müşavirliğinde çalışmaktadır.

Bunlar ilginizi çekebilir...

Bir cevap yazın