"Kafanın söylediklerini duymakla kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren. Kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür. Kalbinin konuşması sonsuzluktan gelir." Aborjin Öğretisi

BEŞİK KERTMESİYLE GELEN ÖLÜMLER!

beşikk

Bu yazı, yöresel bir tespite dayanmakla birlikte,  genel yaşanmışlılkarı yansıttığına da yürekten inanıyorum. Geçmişte anaları dul, çocukları yetim bırakan, yöremiz halkının ağır bedeler ödediği, beşik kertmesi nedir,  biliyor musunuz: İki ailenin aralarındaki ilişkilerini güçlendirmek için çok küçük kız ve erkek çocuklarını, ileride evlendirmek üzere yaptıkları sözleşme veya nişanlamalarıdır.

Beşik kertmesinin dini, ahlaki ve hukuki boyutları olduğu için işin o tarafını uzmanlarına bırakmayı uygun buluyorum.

Şu kadarını söyleyeyim ki, insanların iç ve dış olmak üzere iki dünyası vardır. İç dünyamız,  başkaları tarafından duyulmasını istemediğimiz alanımızdır. Dış dünyamız ise, davranışlarının başkaları tarafından bilinmesinde sakınca duymadığı dünya; eylemleridir. Ailelerin tanışmaları veya kurulan dostluklar kişilerin kontrollü yaşadığı dış dünyalarıyla ilgilidir.  Gerçek kişiliklerini karşılıklı birbirlerinden maskeleyerek gizlemeleri sonucu, felaketler kaçınılmaz oluyor. Ne zaman ki şapka düşüp kel görünürse,  karşılıklı geç kalınmış pişmanlıklar, keşkeler, isyanlar başlıyor.  Sizlerle paylaşacağım acı olay yöremizde gerçekleşen yüzlercesinden bir tanesidir.

Değerli Okurlar! Köyümüzde beşik kertmesiyle aileler arasında yaşanan bir felaketi, rahmetli babamın anlattığı şekliyle paylaşmak istiyorum. 1905 yılında gerçekleşmiş olabileceğini tahmin ettiği o acı olayı anlatırken kelimeleri boğazına düğümlenir, yutkunurken zorlanırdı. Gözlerinden akan yaşı benden gizlemeye çalışırdı.

“Oğlum,  beşik kertmesi yüzünden köyümüzde aileler arasında çıkan anlaşmazlık yüzünden nice canlar yandı, nice ocaklar söndü. Samimi komşu olan iki aile aynı yılda dünyaya gelen çocuklarını beşik kertmesi adı verilen şimdiki adıyla nişan yaptı. Çocuklar evlenme çağına gelmeden oğlanın babası hayatını kaybettiği için kız tarafı, beşik kertmesinden vazgeçerek kızı başka biri ile nikahladılar. Yetim kalan delikanlı, vazgeçme olayına çok üzülür. Kızın babasına ve yeni damat tarafına husumetli olan diğer bir komşu, düşmanlarından intikam almak için genç delikanlıyı kışkırtarak beşik kertmesi olan kızı kaçırmasını söyler. Babasının ahbabı olan başka bir komşudan yardım alabileceğini bu sırın aralarında kalmasını tembihler. Aldığı akıl üzerine delikanlı, gizlice babasının ahbabı olan kişiye giderek vazgeçilen kızı kaçırmak istediğini kendisine yardım etmesi için baba dostumuz olan sizden başka kimsesinin olmadığını masumane bir dille anlatır. Baba dostu olan kişi, oğlunun eline tüfeğini vererek kızı kaçırıp getirmelerini ister.  Çayır biçmekte olan babasına yemek götüren kızın yolunu keserler. Kız karşı çıkar ve feryat ederek uzakta tarlasını nadas eden birisine, beni zorla kaçırıyorlar yalvarıyorum babama haber verin der. Kızın babasına haber verilir. Kızın, babası ve kayın pederi, kızı kaçırmaya yardım eden genç tarafından tüfekle vurularak olay yerinde can verirler… Beşik kertmesi olan genç ise ölenlerin yakınları tarafından taşlarla, sopalarla öldürülür.

Toplumsal bir yara haline gelen beşik kertmesinin, maalesef günümüzde de değişik adlar adı altında bazı yörelerde halen uygulandığını gözlemliyoruz. Beşik kertmesi veya gençlerin rızası alınmadan yapılan evlilikler günümüz yaşantısına uygun olmadığı için bu âdetlerimizden uzak kalmanın faydalı olacağını düşünüyorum.

Hz. Ali Efendimiz ‘’Çocuklarınızı yaşadığınız zamana göre değil, yaşayacakları zamana göre yetiştirin’’ buyurmuştur. Sağlıcakla kalın.

Bunlar ilginizi çekebilir...

Bir cevap yazın