"Kafanın söylediklerini duymakla kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren. Kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür. Kalbinin konuşması sonsuzluktan gelir." Aborjin Öğretisi

İLAÇ SANAYİ Mİ, ÖLÜM SANAYİ Mİ?

( Yazı Tıbbi amaçlı değildir, tavsiye içermez.)

“Kanser” kulağa ne kadar da korkunç geliyor değil mi? Ancak ne kadar ürpertici gelirse gelsin savaşlar, siyaset, hukuk, göç gibi konuların ardından, gündem konularımızın başını çekiyor. Medyamız sağ olsun o kanal benim, şu kanal senin doktorlarımızı, tamamlayıcı tıp uzmanlarını 7/24 hazırda bulunduruyorlar. Ne yemeli/içmeli, ne kadar egzersiz yapmalı, kaç saat uyunmalı hepsini izleyicilerine, dinleyicilerine, okuyucularına duyuruyorlar. Bu konuşmalar insanların bilinçlerine o kadar etki etmiş ki kanserli yakınlarına ve hatta “Uzaklarına” sürekli bitki, ot tarifleri veriyor. Spiritüel konularla ilgilenenler ise, kanserin bilinçaltı nedenleri, düşünce kalıpları, inançlardan, konunun ekollerinden mevzu bahis açıyor. Ebetteki bunlar iyi niyetli çabalardır ve bazılarının belki yardımları da vardır. Ancak asıl soru şu? Buna neden olan ne? İç ve dış medyadan takip ettiğim bazı doktorların bu soruya cevapları bakınız şöyle olmuş: sigara vb. zararlı bağımlılıklar, hareketsiz yaşam, obezite, genler, radyasyon, hava kirliliği, stres vs. Tıp mezunu olmayan sıradan bir vatandaş olarak tabii bunlara itiraz etmiyorum. Zaten dikkat çekmek istediğim nokta da doktorlar, tedaviler ya da sağlık bilgileri falan değil.

Üstünde durmak istediğim konu sağlık endüstrisinin ve ilaç sektörünün oyunları. Kanser, AIDS, Otizm gibi hastalıkların laboratuvar ortamında üretildiğine, bilinçli olarak insanlara yayıldığına dair deliler sunan güçlü araştırmacılar var/vardı. Örneğin; Dr. Jeff Bradstreet adını hiç duydunuz mu ya da bir yerlerde okudunuz mu?

Dr. Bradstreet Güney Florida Üniversitesi Fen Bilimleri ve Tıp Fakültesi mezunu (hekim). Uzay tıbbı yüksek lisansını yapmış. Sonrasında otizm vakfı başkanlığı yapıyor ve hayatını otizmi araştırarak ve çözüm arayarak sürdürüyor. Çalışmalarında, otizmli çocukların kanında Nagalase adında bir enzime rastlıyor. ( Bu enzim Bağışılık sistemimizi yani GcMAF enzimini baskılayan, HIV, Hepatit B, Hepatit C, Herpes ve kanserli hücreler tarafından salgılanan bir enzim. Normal şartlarda GcMAF deformasyona uğramış hastalıklı hücreleri bulup imha ederken, vücuda Nagalase enzimi girdiğinde işlevini sürdüremiyor. Böylece hasta oluyoruz.)

Dr. Bradstreet aynı zamanda Nagalase enziminin vücut tarafından doğal olarak üretilmediğini tespit ediyor. Bu soruda aklına, o halde bu enzim kanımıza nasıl karışıyor? sorusunu getiriyor ve yanıtın aşılar olduğunu anlıyor. Zaten yaptığı bu keşif nedeniyle öldürülüyor. Her ne kadar ölümü intihar olarak tanımlansa da toplum vicdanında bu hikâye kabul görmüyor. Arama motorunuzdan Florida’da öldürülen doktorlar yazarsanız Dr. Bradstreet’in ölümünün son doktor ölümü olmadığını da görebilirsiniz.

 Kendi aramızda konuşurken dünyada bu kadar çok kanser vakası olduğu halde ve tıp her geçen gün ilerlediği halde neden kesin tedavinin hala bulunamamasına şaşırıyor olabiliriz. Bunun nedeni özellikle üretilip, insanlığı yok ederek para kazanma amacından kaynaklanıyor olamaz mı?

Aşağıdaki istatistik bilgilerini incelerseniz, durumu çok daha net görebilirsiniz:

2012 yılında dünya çapındaki kanser istatistiklerine göre, dünyadaki yeni kanser vakalarının sayısı 14,1 milyon (vakaların 7,4 milyonu erkek, 6,7 milyonu ise kadın). Bu rakamın 2035 yılında 24 milyona çıkması bekleniyor. Kanserden ölümler ise 8,2 milyonu bulmuş. (Cancer Research UK, World Cancer Research Fund International ). Sağlık bakanlığından elde edilen verilere göre, Türkiye’nin kanser haritası ise; Türkiye’de yılda yaklaşık 174.000 kişiye kanser teşhisi konuluyor. Vakaların 103.000’i erkek, 71.000’i kadın.

Kanserden elde edilen kar ne kadar dersiniz?

QuintilesIMS Enstitüsünün verilerine göre, 2016’da dünya genelinde kanser için harcanan bütçe 113 milyar dolar. Türkiye’de kanser için harcanan tutar ise  3 Milyar Lira.

Bu kadar maliyetli bir tedavinin başarılı olup olamadığı da bazı doktorlar arasında tartışma konusu olmuş durumda. Bakınız Dr. Ümit Aktaş kişisel web sitesinde 18 Mayıs 2016’da yayınlanan yazısında şunları ifade etmiş: …Peki, kemoterapi ne yapıyor? Bağışıklık sistemini çökertiyor! Kemoterapi alan hastada bağışıklık sistemi diye bir şey kalmıyor, hasta her türlü hastalığa açık hale geliyor, hatta sık sık enfeksiyonlara yakalanıyor ve bu enfeksiyonlar kimi zaman hastanın ölmesine sebep oluyor. Kanserde en önemli savunma mekanizması bağışıklık sistemiyse, bizim kanseri tedavi etmek amacıyla kemoterapi uygulayıp bağışıklık sistemini çökertmemiz yanlış değil mi?

Size “kanser teşhisi” konulmuş olması, sizin “kanser hastası” olduğunuz anlamına gelmez. Hastalık nedir? Hasta olduğunuz zaman ne olur? Hangi hastalığa yakalanırsanız yakalanın, bir takım ortak hastalık belirtileri vardır: Ağrınız olabilir, ateşiniz olabilir, sarılık gelişebilir, kilo kaybedebilirsiniz, mideniz bulanabilir, kusabilirsiniz, ishal ya da kabız olabilirsiniz ve bunlar gibi birtakım belirtiler gelişir. Diyelim ki hiçbir hastalık belirtiniz yok, ama pankreasınızda bir kitle var. Bu sizin hasta olduğunuzu mu gösterir? Hayır, kanser hastası değilsiniz. Sadece sizin pankreasınızda bir kitle olduğu teşhisi konulmuş. Henüz bu kitle sizde bir hastalık yapmamış. İleride tabii ki hastalık yapabilir, ama şu anda bir hastalık gelişmemiş.

Peki, bu “henüz” gelişmemiş hastalık için size ne öneriliyor? Bağışıklık sisteminizi mahvedecek tedaviler.

Eğer bu tedavileri kabul edip kemoterapi alırsanız, sizde şu yan etkiler gelişecek: Kilo kaybedeceksiniz, saçınız dökülecek, mideniz bulanacak, kusacaksınız, bağışıklık sisteminiz baskılanacak ve tüm hastalıklara açık hale geleceksiniz. Yani, hasta olacaksınız. Sizi hasta eden bir tedavi!.

Dr. Ümit Aktaş’ın Yazısının Bütününü,

https://www.umitaktas.com/tedaviler/kanser/kanser-tedavisi adresinden okuyabilirsiniz.

Bugün birçoğumuz biyolojik saldırı tehditleri ile ilgili komplolar üretir durumdayız. Ama kitle imhanın âlâsı Kanser hastalığı değil midir? Gerek aşılarla, gerek gıda ürünleri ile dış güçler ve onların ilaçları yüzünden sistematik ama derinden soykırıma uğramıyor muyuz? Bir soru daha sizce Güney Amerikalı liderlerin kanser olması bir tesadüf mü? Düzen böyle ilerledikçe bana kalırsa kanser “ayrıcalıklı sınıf” hariç dünya nüfusunun tamamını ele geçirecek.

Türkiye güçlü ve saygın bir ülke olarak kendi yerli ve milli aşılarını, ilaçlarını üretmelidir. Bunun içinde iyi doktorlar, bilim insanları, genetik mühendisleri, biyologlar, kimyacılar yetiştirmelidir. Hayal gibi algılanıyorsa, o zaman rotanızı Küba’ya çevirebilirsiniz. Türkiye’de kimi çevreler tarafından yoksul kabul edilen bu ülke, şu an tıp alanında dünyanın en ileri gelen ülkelerinden. Çocuk lösemisinde % 80 oranında başarı sağladıklarından bahsediliyor. İstersek biz de başarabiliriz. Gerekli olan ufacık bir bilinç sıçraması. Kendi içimizde birbirimize saygı gösterir, birlikte hareket eder, eğitimi en ön plana koyarsak bunlar başarılmayacak işler değil. (Bknz: Finlandiya örneği) 

Not: Siz değerli okuyucularımıza ulaştırdığım bu yazı tıbbi amaçlı değildir, konuyla ilgili tavsiyede de bulunmuyorum. Tıp eğitimi almadım. Sağlık konularında doktorlarınızın tavsiyelerini esas alınız.Okuyan, araştıran, sorgulayan bir vatandaş olarak, beni rahatsız eden üzerinde düşündüğüm konuları sizlere iletmek istedim sadece. 

KAYNAKÇA

  1. Aktaş, Ümit, Dr. Kanser Tedavisi: https://www.umitaktas.com/tedaviler/kanser/kanser-tedavisi
  2. Küba’da Tıp: Yeni Bir Bakış Açısı – Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Yayın Organı- http://www.ttb.org.tr/TD/TD80/5.html
  3. Kanser nedir? Kaç türü vardır, kanserin nedenleri ve belirtileri nelerdir?- Medikal Akademi, 10 Ekim 2014, https://www.medikalakademi.com.tr/kanser-nedir/
  4. Cancer Research UK, Causes of cancer and reducing your risk, http://www.cancerresearchuk.org/about-cancer/causes-of-cancer
  5. Cancer Research UK, Worldwide cancer statistics, http://www.cancerresearchuk.org/health-professional/cancer-statistics/worldwide-cancer?_ga=2.244690693.1004763360.1500599578-1794090056.1500599578
  6. World Cancer Research Fund International, Worldwide data, http://www.wcrf.org/int/cancer-facts-figures/worldwide-data
  7. Yıldız, Ahmet Neden hepsi kanser oldu? Oda TV,09.2013, http://odatv.com/neden-hepsi-kanser-oldu-2709131200.html
  8. Akilah Azra Kohen, Aeden, syf. 340
  9. Is The U.S. Medical Mafia Murdering Alternative Health Doctors Who Have Real Cures Not Approved by the FDA? Health Impact News, https://healthimpactnews.com/2015/is-the-u-s-medical-mafia-murdering-alternative-health-doctors-who-have-real-cures-not-approved-by-the-fda/
  10. Kanser tedavisinin maddi maliyeti 113 milyar dolar, Anadolu Ajansı, 2.06.2017, http://www.ntv.com.tr/saglik/kanser-tedavisinin-maddi-maliyeti-113-milyar-dolar,9XDKtHk6_0yUcUPU8BG2hA
  11. Kanser tedavisi için yılda 3 milyar lira harcanıyor, Haber Turk, 25.04.2017, http://www.haberturk.com/saglik/haber/1472808-kanser-tedavisi-icin-yilda-3-milyar-lira-harcaniyor
  12. Türkiye’nin kanser istatistikleri, TRT Haber, 16.06.2016, http://www.trthaber.com/haber/saglik/turkiyenin-kanser-istatistikleri-256504.html

 

Bunlar ilginizi çekebilir...

Bir Cevap Yazın