"Kafanın söylediklerini duymakla kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren. Kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür. Kalbinin konuşması sonsuzluktan gelir." Aborjin Öğretisi

ZAMANDA ESKİYENLER

Eski eşyalar, zamanda unutulanlar, Ne çok şey söylerler aslında bize. Kim bilir kimlerin çocukluğu geçti o eski oyuncak ayıyla? Peki, eskidi diye çöpe atılan sandık? Acaba vakti zamanında hangi yeni gelinin çeyiziydi ya da gri bir betonun üstünde yatan, anneanne örgüsü çocuk hırkasına ne demeli? Dondurucu soğukta hangi miniği ısıttı? Ama en çok acıdığım mektuplar… Kime, hangi kalbi duygularla yazılmıştı o mektuplar… Kimlerin gözlerinden bardaktan boşanırcasına yaş akmasına neden olmuştu veya kimin kalbini yerinden çıkarırcasına pır pır atmasına sebep olmuştu. Kavuşmuş muydu o âşıklar? Birbirlerinin yeni yıllarını kutlayan insanlar sonra yeniden bir araya gelmişler miydi mesela? Hepsi bir muamma… Bilemezsiniz, bilemeyiz. Tek bilebileceğimiz soğuk bir metal parçasının içinde kenarları yırtılmış, buruşturulmuş mektup görüntüsü, özensizce savrulmuş el işleri, hışımla parçalanmış eski plaklar…

Eşyaları eskidi diye çöplüğe gönderen insanoğlu, kendinin eskidiğini fark edebilse ne yapardı sizce? Çocukken edindiği fakat artık işine yaramayan düşünce ve inanç kalıplarını, önyargılarını, hatalarını görebilse kendini de fırlatıp, atabilir miydi çöp kutusuna yâda senden sıkıldım yerine, yenisini alıyorum diyebilir miydi? Teknik olarak bu mümkün değil. İnsan kendisinden sıkıldıysa ve yeni modelini istiyorsa değişip, dönüşmek durumundadır… Eskinin yargılarını bırakıp, her şey olabilir mantığıyla yola koyulmalıdır. Aynı şey eşyalar içinde geçerli aslında. Hiçbir şey eskimez veya çöp olmaz. Var olan her şey değişerek büyür, değişerek güzelleşir ve dönüştürülebilir.

Belki bu yazı, siz değerli okuyucularımıza ilham olur ve zamanında değer verdiğiniz eşyalarınızı atarken oturup, bir daha düşünebilirsiniz. Tabii ki, bahsettiğim şey, istifleme bağımlılığı değil. Ancak çöpe attığımız oyuncak bir bebekle sevinecek çok sayıda çocuk, evine eşya alabilecek durumda olmayan insanlar var. Onlara verebiliriz eski kıymetlilerimizi. Ya da birilerinin bir zamanlar kıymetlileri olan eşyaları alıp yenileyebilir, böylelikle hem eşyalara ruh vermiş hem de bütçemizi bizim için daha çok önem arz eden konulara ayırmış oluruz. Bunun en büyük kazanımı da sağ beynimizi açıp, yaratıcılık yönümüzü de açığa çıkarmak olur. Yeni yıl kapıya dayanmışken bu konu üzerine düşünmek isteyenleriniz olursa diye birkaç dönüşüm hikâyesi paylaşıyorum. Bolluk ve bereketin hayatınıza akması dileğiyle…

  

 

 

Bunlar ilginizi çekebilir...

Bir cevap yazın