"Kafanın söylediklerini duymakla kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren. Kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür. Kalbinin konuşması sonsuzluktan gelir." Aborjin Öğretisi

2018 Dünyada Enerji Değişimleri

Photo by NASA

2018 yılı, dünyada enerjilerin değişime uğradığı, dönüşüp yükseldiğimiz bir yıl olarak, takvim yapraklarında yerini almaya başladı.

Kendi adıma yaşadığım değişimin en büyük belirtisi; yakın dostumun ihanetine uğrayarak tepe taklak oluşumdu. Bu duruma tepki vermedim değil. Bilinçli zihnim her ne kadar kabul edilemez bulsa da yüksek bilincim tarafından değişim için olmazsa olmaz bir süreç olması gerektiğinin de farkında olmamı sağladığı da kesindi.

Sanırım değişim diyoruz ama bu değişime gerçekten hazır ve güçlü olmak konusunda tam da hazır olamayabiliyoruz. Çünkü dostlukları ya da dost olduğunu sandığımız kişilerin bizlerde yarattığı etkilerin birer yanılsama olduğunu fark etmemiz hiç de şaşırtıcı olmayabiliyor.

Eski enerjiler teker teker kopuyor; 

İş yerleri ve çevremizdeki insanlar,

Aile bireylerimiz,

Yaşadığımız bölge…

Yeni frekanslar bilinmeyenler denizine yelken açtırabiliyor.

Photo by Naletu on Unsplash

Bu süreç biraz ürkütücü olsa da bir o kadar da heyecan verici aslında. İnsanoğlu hayatı boyunca her zaman bilinmeyenden korkmuştur. O belirsizlik… Güvende olamama durumu… Ama şimdi fark ediyorum ki bu duygu durumları da eski frekanslarımızın bir tezahürü…
Yeni enerjinin sonsuz ışığı insan bedeninin içine sıkışmış bir ruh için yeni bir şey. Hani diyoruz ya “Bilmediğimiz bir şeyi tanımlayamayız” diye. Evet doğru. Bilmediğimiz hiçbir olguyu şekillendiremiyoruz. Sanki yeni doğmuş bir bebek gibi hayatı farklı bir boyutta yeniden öğrenmeye başlıyoruz. Şimdiye kadar uyuduğumuz uykudan bu dünyadan göç etmeden uyanıyoruz sanki. Yaratım yapabilen, güçlü yönümüzü yeniden keşfediyoruz. Bunun heyecanı tüm korkuları nötrleştirebiliyor. Sonrasında en iyi dostlarımızı bile bize yanlış yapsalar dahi sevgiyle kucaklayıp kendi yollarında devam etmelerine izin verebiliyoruz.
Her ne yaşıyor ve yaşatılıyorsa yargılamadan kabullenişle özgür bırakabiliyoruz.
Şöyle bir baktığımda kendime şaşırmıyor değilim. “Nasıl böyle olabiliyorum?” diye. İşte o zaman bir farkındalık daha yaşıyorum içsel dünyamda. Ben de olan bir Ben’in varlığı beni ele geçiriveriyor o anda. İçimde ki sevgi, tüm benliğimi kaplayan kaynağımla.
O kaynak beni daha güçlü ve daha farkındalıklı ve daha sevgi dolu yapıyor.
Enerjim değiştikçe yüksek benliğim yönetimi ele alıyor. Yavaş yavaş korkular yok olmaya, yerine sevginin muazzam güzelliğini oluşturmaya başlıyor. Her türlü yenilik bir basamak, bir aşama olarak çıkıyor karşıma. Tıpkı okulunda sınıfını geçmeye çalışan bir öğrenci gibi.
Mezun oluyor muyuz bilmiyorum ancak her bir sınıf değişikliği hayata, insanlara, olaylara daha farklı bakmak için kaçınılmaz bir durum oluveriyor. Artık ben buyum diyebiliyorsun. Çevremde nasıl görünüp nasıl bir algı yaratıyorum bilemiyorum.
Ancak kulağıma gelen bazı yorumlardan benim için bazen olumlu bazen de onlara göre olumsuz cümleler gelebiliyor da. Bununla birlikte, kulağıma gelen bu yorumlardan özellikle benim için “saf” etiketini yapıştırmalarını umursamaz davransam da aslında bu analizi yapanların gözlerinin önlerindeki perdeyi göremeden bakabildiklerinin ayrımını yapabiliyorum. Normalde her şeyi fark edip de o kişiye güvenmeyi ve inanmayı seçmenin saflık olduğunu düşünenlerin göremediği körlük de; onların ilkel saflığının içinde esir düştüklerini bilmem pek de önemli olmuyor kendimce.
En iyisi kimsenin yorumlarına takılmadan kendi realitemizle ilerleyebilmek. İnanın bu şekilde hiçbir şey kaybetmiyorsunuz. Tam tersine size yapılan bu davranış şekli çok şey katabiliyor. Daha özgür ve aydın bir birey olma yolunda ilerlemenizi sağlayabiliyor.
Bunun ödülü var mı bilmiyorum ancak iç huzur ve sevgi realitesi içinde gerçek yuvama yolculuğumun tadını çıkartmam bu süreçte benim için en büyük ödül oluyor. Beni zorlayan, bana ihanet eden, bana kötülük yapmaya çalışan ve hatta kendi dünyasında korku duygularını aşılamaya çalışan herkese ve her şeye çok teşekkür ediyorum. İyi ki hayatımda oldular ve benim yuvama yolculuğumda bana hizmet ettiler. Sevgi ve ışıkla kalsınlar…

 

*Yüksek Benlik: Üst benlik olarak bilinir.Bütünle, kollektif bilinçle bağlantılı olan bilge yanımızdır. Kimi spiritüel kaynaklarda  Tanrısal parça olarak adlandırılır.

*Frekans- Titreşim. Fizikçilerin de son yıllarda kanıtladığı gibi, her insanın ve gezegenin titreştiği belli bir hız vardır.Örneğin, Dünyanın  bilim insanları tarafından kabul edilmiş ferakansı 7.83 Hz’dır. Her bir insanın  frekansı da farklıdır, titreşimimizi değiştirerek, realitemizi de dönüştürebiliriz.Hangi Hz. titreşiyorsak, o frekanstakileri kendimize çekeriz.

Bunlar ilginizi çekebilir...

Bir Cevap Yazın