Güney Azerbaycan Milli herekatı 2006 Mayıs ayaklanması
- Dr.Mehsa Mehdizade

- 16 Kas 2025
- 5 dakikada okunur

30 milyondan aşkın nüfusa sahip olan; dili; kimliği; tarihi yasaklanmış; topraklarının altı üstü altın olsada yoksulluk içinde yaşayan halkıyla; dağlık yeşillik coğrafyaya sahip olsa da; çölleşme felaketiyle iç içe yaşayan Güney Azerbaycan halkı; Türk dünyasının tam boğazında bir insanlık dramını yaşamaktadır. Türk dünyasının önemli bir kısmı olan Güney Azerbaycan, İran diye adlandırılan ülkenin sınırları içersinde bulunmaktadır.
İran Türklerini, Azerbaycan Türkleri; Türkmenler; Halaçlar; Kaşkaylar; Kazaklar ve Özbekler oluşturmaktadır.
İran’ın 35 milyonluk Türk nüfusundan Azerbaycan Türkleri 30 milyonluk nüfus ile en geniş Türk topluluğudur.
Güney Azerbaycan toprakları Kuzey Azerbaycan Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti sınırından başlayarak İran’ın merkezine kadar uzanmaktadır.
1926 yılına kadar Türk hanedanları İran’a egemenlik etmişler. Azerbaycan; Türk hanedanlıklarının egemenlik merkezi olmuştur. Bu nedenle Azerbaycan arazisi Türk medeniyet ve kültürünün önemli bir parçası olarak tarihte iz bırakmıştır.
Yaklaşık 90 senelik Anti Türk - Anti Azerbaycan siyaseti ve Türk kimliğini yok etmek yönünde olan baskılarla birlikte; Güney Azerbaycan'da Türk kimliğine dayalı milli harekâtın yaranması ve güçlenmesine sebep olmuştur. 30 milyondan aşkın Türk’ün kendi dillerinde okuma yazma yasağı, Türk tarihinin İran resmi eğitim -öğretim sisteminde tahrif edilmesi, Türklere karşı hakaret ve nefret içerikli, bilimsel kılıflı çalışmalar, Azerbaycan tarihi topraklarında coğrafi isimlerin Türkçeden değiştirilmesi, ekonomik olarak Güney Azerbaycan’ın yoksul bırakılması, Türk tarihinin izlerinin yok edilmesi, zengin topraklarının yer altı ve yer üstü kaynaklarının garet edilmesi ve aynı zamanda işsizlik ve yoksulluğun tavan yapması: İran merkezi hükümetinin Anti Türk - Anti Azerbaycan siyasetinin sonuçlarıdır.
İran yönetiminin Azerbaycana karşı sürdürdükleri 90 senelik yok etme siyasetinin temel metodlarından biri Türkleri ve Azerbaycanlılığı aşağılamak ve bu iki faktöre karşı kültürel ve toplumsal sistematik bir saldırı sistemi oluşturmak olmuştur.İran resmi yayın organları ders kitapları sinema basın ve kültürel organlarda nerdeyse Türkleri aşağılama kültürü artık açık açık desteklenmektedir .Türklere karşı olan düşmançılık, hükümet tarafından, hakaret kültürü şeklinde İran toplumunda yaygın hale gelmiştir öyle ki Türklere gülmece kültürü nerdeyse toplumun alıştığı bir hal almıştır ve bu gülmece akını Türklerin kültürsüz, bilincsiz, görgüsüz ve zeka seviyeleri düşük oldukları mesajını içermektedir.Özellikle 9 milyon Türk nüfusu olan Tahranda çoğu Türkün kendini Türk olarak tanıtmaktan çekindiği özellikle okullarda Türk çocuklarının kendi şive ve kimliklerini saklamak için yaşadıkları tedirginlikler Türk düşmanlığının ne kadar güçlü olduğunun ispatıdır.Bu düşmançılık İranın ders kitaplarında sistematik şekilde Türklerin aşağı ve kabiliyetsiz olduğu algısını tüm toplumda yaratmak üzere şekillenmıştir.
Haberleşme ve hızlı irtibat araçlarının çoğalması Türkiyenin Güney Azerbaycanlılar tarafından daha da yakından tanınması ve Güney Azerbaycanlılar için kültürel ve toplumsal olarak cazibe merkezi haline gelmesine yol açmıştır.Kuzey Azerbaycanda ,Azerbaycan cumhuriyetinin kurulması ve hiç şüphesiz ki rahmetli Elçibeyin Güney Azerbaycan mücadilesi , Güney Azerbaycanlıların Türklük ve Azerbaycanlılık bilincinin şekillenme sürecini, hızlandırmakla birlikte güçlendirmiştir.Bunu bir vefa borcu olarak vurğulayarak söylemeliyim ki Azerbaycan bağımsızlığının yanıca rahmetli Elçibeyimizin bu mustekilliyin en üst resmi makamı o olarak Güney Azerbaycan varlığını yolunun ayrılmaz parçası olarak görüp cesaretle dile getirmes,Güney Azerbaycan milli herekatının dahada güçlenmesinde başlı başına önemli bir etken olmuştur .Elçibeyimizin Kuzey Azerbaycanın en üst resmi makamı konumunda ,sergilediyi Güney Azerbaycan duruşu ,Güney Azerbaycan milli herekatı için bir dönüm noktasıdır.
22 mayıs 2006 olayları milli bilinci ve bir okadarda özgüveni yükselmiş Güney Azerbaycan Türklüğünün İran yönetiminin Türk-Azerbaycan düşmançılığı siyasetiinin kabullenmediği gibe iade ettiğinin tarihi belgesidir. İran’da Devletin resmi haber ajansı İRNA’ya bağlı İRAN adlı gazetenin “İran–ı Cuma” adlı gençlik ekinde yer alan bir karikatürde Azerbaycan Türklerinin hamamböceğine benzetilmesiyle başlayan mayıs ayaklanması Güney Azerbaycanda Türk varlığının bilfiil bir hareket gücü olduğunun dünyaca ispatıdır.Türkler’e hakaret içeren bu yazı ve karikatürün yayınlanması Güney Azerbaycan Türkleri için bardağı taşıran son damla olmuştu. İtiraz hareketleri, üniversiteliler olmak üzere gençler tarafından başlatıldı. Türk asıllı öğrencilerin İranın nerdeyse tüm önemli üniversitelerinde bildiriler yayınlayarak başta gençlik olmak üzere tüm halkı itiraza davet ettiler. Bildirilerde İran yönetiminin Türklere karşı sistematik hakaret etmesine müsaide edilemeyeceyi vurgulanarak Türklük ve Azerbaycanlılık değerlerine karşı hassasiyet yansıtılmıştı.Tepkilerin yoğunlaşması üzerine söz konusu gazete, İran Türklerinden iki defa özür diled geçici olarak kapatılsada belli bir süre sonra yayınlarına devam etti. Türklerin sözcüleri, bu hakaretin özür ile geçiştirilemeyecek kadar önem taşıdığı ve uzun yıllardır devam eden sistematik aşağılama ve baskıların bir uzantısı olduğunu belirterek başta cumhurbaşkanlığı ve kültür bakanlığı olmak üzere devlet kurumlarının da özür dilemesi gerektiğini belirttselerde karşılık bulmadılar.100 binlerce Türkün Güney Azerbaycanın onlarca şehir ve köyleri dahil olmak üzere Tahranda yaşayan Türklerde destek vermişlerdir.Protestoların halk tarafından pankardlı ve insani sloganlarla gayet medeni şekilde başlamasına ragmen yetkililerin halka karşı silah ve şiddet kullanmasıyla sayıları yüzü geçen Türk ağır yaralı ve 20 ye yakını şehit olmuştur.Şehitlerimizin katilleri ellerini kollarını sallayarak yaşamaktalar .Evlatları şehid olan ailelerin çocuklarının hakkında bilgi resim ve belge paylaşmaları ayrıca yas töreni düzenlemeleri şiddetle yasaklanmış.Başlatilan tutuklama ve cezalandırma dalgasıyla 10 larca Türkün sosyal ve ekonomik hayatına haksızca engeller konulmuştur.Güney Azerbaycan milli herekatının tüm eylem ve çalışmalarda olduğu gibi mayıs 2006 ayaklanmasındada benimsediyi sloganlar, haray haray men Türkem ,Azerbaycan var olsun istemeyen kör olsun,Türk dilinde medrese olmalıdır herkese,Karabağ bizimdir bizim kalacak…olmuştur .
Mayıs 2006 ayaklanması İranda Tüklük herekatının hem İran genelinde hemde bölge genilde bilfiil bir hareket gücü olduğunu göstermiştir bununla birlikte Türklerin herekatının Tahran yahut fars bölgeler değil Güney Azerbaycan ve Tebriz merkezli olduğunu ve Tahran merkezli hareketlerden bağımsız ve aynı derecede farklı temel ilkelere dayalı olduğunu gösterdiyi için de hem Azerbaycanlılar için hem Tahran merkezli hareketler için çok önemlidir.İranda demokrası ve aydınlık hareketlerinin Azerbaycan hareketinin müstekilliyini Kabul etmmeksizin ,geleceğe dair hayal kırıklığı yaşayacaklarının ispatı olmuştur.
Azerbaycan milli harekatı Azerbaycanlıların kendi kimliklerine dayalı bir kişisel- zihinsel ve toplumsallaşmakta olan "kendine dönüş" isteğinden ortaya çıkmıştır.
'''Halkın kendi insani haklarını kazanmak için; bu halkın "özünden" yaranmış harekâttır. Güney Azerbaycan milli harekâtının istekleri dünyada kabul olunmuş; Birleşmiş Milletler teşkilatı tarafından onaylanmış ve İran’ın da imzaladığı sivil haklardır. Azerbaycan tarihi topraklarında halkın dilinde; Türkçe eğitim öğretim hakkı, Türkçe yayım ve basına uygulanan yasakların kaldırılması, ekonomik, siyasi ve kültürel ayrı seçkinliklere son verilmesi, Azerbaycanlıların Türk kimliğinin kabul olunması, Güney Azerbaycan’ın Batı bölgesinde İran - Türkiye sınırında terörist grupların beslenmesine ciddi şekilde son koyulması; Türk nüfusunun dengesinin değiştirilmesine çalışan, bölgede terör estiren grupların ciddi şekilde önlenmesi ve Güney Azerbaycan tarihi topraklarında çevrenin o cümleden Urmu Gölünün korunması Azerbaycan milli harekâtının isteklerindendir. Bu harekâta mensup olan aktivistler Güney Azerbaycan Milliyetçisi diye tanımlanmaktadırlar.''
Güney Azerbaycan Milli harekâtı diktatörlük ve ayrımcılığa ve aynı şekilde teröre karşı olan; isteklerini tam medeni yöntemlerle ortaya koyan sivil harekâttır. Güney Azerbaycan milli harekâtı için örgütlenmek insani, sivil, medeni ve teröre karşı örgütlenmektir.
Bu medeni isteklere İran rejimi şiddet politikasıyla karşılık vermektedir. Milli aktivistler rejim düşmanlığı, Pantürkizm, casusluk gibi suçlamalarla karşı karşıya kalarak ülke güvenliğine ve genel düzene karşı suçtan dolayı yargılanmaktadırlar. Uzun süreli hapis cezaları, eğitim ve iş hayatında yapılan yaptırımlar, işkence, para cezası, aile ve canları üzerinden tehdit olmak: Güney Azerbaycan milletçilerinin devletten aldıkları karşılıklardır.
Bugün Güney Azerbaycan milli harekâtı için "Kendine Dön Türk’ün” zamanını yaşamak dönemidir.
Türk düşmanlarının amacı: Terör gruplarını destekleyerek Türk dünyasının boğazında Güney Azerbaycan’ın batısındaki tarihi Azerbaycan topraklarında, Türklerden boşaltılmış bir tampon bölge oluşturmaktır. Tarihi topraklarımızda terör estirerek yerlilerin zorunlu göçü ve nüfus dengesinin değiştirilmesiyle Türklerden boşaltılmış Azerbaycan topraklarında devlet kurmak terör gruplarının hayalidir.
Bizim kimsenin topraklarında gözümüz yoktur. Başkalarının topraklarında devlet kurma gibi bir mütecaviz hayalimizde yoktur. Bizim amacımız; kendi topraklarımızın her metresini koruyarak altında ve üstünde olan doğal kaynaklarına, tarihi varlığına, sahip çıkarak, kendi tarihi topraklarımızda halkın kendi kimliği ''Türk Kimliğine''dayalı güçlenmektir.
Güney Azerbaycan’ın çıkarlarını, barış ve insani hak ve özgürlüklerinin ve aynı zamanda Türk dünyasının çıkarları olarak görüyoruz. Türk düşmanlığı yapanların hepsi terör gruplarıyla birlikte bölgede, Güney Azerbaycan’ın güçlenmesini engellemek için çalışmaktadırlar.
Türk dünyasının boğazında Güney Azerbaycan’ın tarihi topraklarında Türk’lerden ve Türk’lükten boşaltılmış bölge kurmak isteyenlere karşı, Güney Azerbaycan milli harekâtı kendi tarihi topraklarında kendi kimliği ile güçlenmeğe devam edecek, kendi halkına insani özgürlüğünü sağlayacaktır. Güney Azerbaycan Türk'lerinin manevi ve maddi soygun ve soykırımını sonlandıracaktır




Yorumlar