top of page

Çin'in "Sosyal Eğitim" Maskesi: Doğu Türkistan Zulmünü Meşrulaştırma Çabaları


iş dolayısıyla gittiğim Gürcistan’da bir Çinli şirketin fabrikasında 2 haftaya yakın bir süre bulundum. Çok fazla Çinli çalışan vardı. Bana eşlik eden Çinli bir mühendis ve şirketin patronu ile akşam yemeklerinde birlikte oluyorduk. Yemekte gündelik konular dışında ben lafı sürekli “ Doğu Türkistan” meselesine getiriyordum. Her seferinde konuşacakmışız gibi başlasak da bir türlü konuşamadık...


Benim öğrenmek istediğim şey; 'acaba Doğu Türkistan konusuna tarihsel bir düşmanlıkla mı yoksa başka bir etkiyle mi bakıyorlar', onu öğrenmekti. Biraz da benliklerine Doğu Türkistan topraklarının asıl sahiplerinin Türkler olduğunu yerleştirmekti.

O akşam, konuyu biraz sürdürmeyi başarınca anladım ki; Çinliler için Doğu Türkistan/ Türkler aslında yok hükmünde görülüyor. Çin'in gününde de geleceğinde sadece Çin Milleti var. Türkler başta olmak üzere diğer etnik yapılar ise Çin ve Çinlilere hizmet için kullanılan köle sınıftır'. Bu yaklaşım, Çin Devletinin kendilerini takip ettiği endişeyle sürdürülmüyorsa, apaçık, Doğu Türkistan Türklerine uygulanan işkence ve zulümü meşrulaştırıyor ve yönetimi dünya kamuoyunda haklı göstermeyi hedefliyor...


Bir süre önce Türkiye Uygur Akademisi Başkanı Abdülhamit Karahan'nın Zafer partisi Ankara il teşkilatında gerçekleştirdiği "Doğu Türkistan" sunumunda belgelerle gösterdiği üzere, aslında Çinlilerin iddia ettiği gibi Doğu Türkistan Türkleri arasında marjinal dini grupların etkili olduğu, kadınların da kara çarşaflarla dolaştığı bir hayat tarzı sözkonusu değil! Aksine; bu bahanelerle halen toplama kamplarında tutulan bir çok Uygur Türkü yasadışı bir şekilde rehin tutuluyor, işkencelere maaruz kalıyor. açıklamalara göre; Çin devleti bunu “Sosyal Eğitim” adı altında yürütüyor.

Şikayetler üzerine Birleşmiş Milletler'den birçok temsilci gözlemlerde bulunmak üzere birkaç defa Doğu Türkistan Uygur Özerk Bölgesi’ni ziyaret etti ancak; onlara gösterilen yerlerde Çin yönetimince kurgulanmış gündelik hayattan kesitler sunuldu.


Yine konuyla ilgili olarak 2009 yılı Temmuz ayında gerçekleşen Urumçi olayları sonrası Bölgeyi ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti heyetine Çin hükümeti tarafından, bir Uygur Türkü kızın köyündeki mutlu yaşamını, büyük şehirde okuma fırsatı bulmasını, ailesi ile yazları ne kadar mutlu bir hayat sürdüğü belgesel niteliğinde ve üstelik Türkiye Türkçesi dublajlı olarak hazırlanmış bir DVD hediye edilmişti. O belgeseli de izleme şansım oldu. Türkiye’de de maalesef bazı medya organları ve bazı siyasi parti yetkilileri tarafından, Doğu Türkistan’da herhangi bir zulüm olmadığı, aslında güllük gülistanlık bir yaşamın sürdüğü. izlenimi verilmeye çalışılıyor.

Bence bu çabanın en güzel göstergesi, Türkiye’ye gelen Çin Hükümeti yetkililerinin koşa koşa bu basın organlarına ve siyasi parti liderlerine teşekkür ziyareti yapmasıdır. Lafın kısası şudur ki; Uygur Türklerine sadece iddia edildiği gibi Çin devleti değil, içimizdeki Çin yanlıları ya da Çin'in açıklamasıyla yetinenler zarar vermekte ve zulme ortaklık etmektedirler.

 
 
 

Yorumlar


İLETİŞİM

Tel: 0537 777 83 05 | dolunaydergi@gmail.com

Haber, Etkinlik ve Daha Fazlası için Üye olun!

Bizi takip edin:

  • Youtube
  • Black Facebook Icon
  • Instagram

© 2025 Dolunay Dergi Topluluğu

bottom of page