top of page

“Emekliler Gelecekleri Üzerinde Söz Sahibi Olmak İstiyor”


Emeklilik, uzun yılların emeğinin karşılığı olarak huzurlu bir yaşam vaadi taşırken, günümüz Türkiye’sinde artan hayat pahalılığı, düşen alım gücü ve derinleşen sosyal sorunlarla anılıyor. Milyonlarca emeklinin yaşamını doğrudan etkileyen bu tabloyu, “Bağımsız Çalışan Emekliler Sendikası” Genel Sekreteri Muzaffer Tez Esen ile; ekonomik, sosyal ve hukuki boyutlarıyla ele aldık, sendikal mücadeleyi konuştuk.


NÜ: Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz Muzaffer Hanım. Sizi tanıyarak başlayalım.


MTE: Ben emekli bir öğretmenim. Otuz dört yıl devlette öğretmenlik yaptım. Sekiz yıl önce emekli oldum. Emekli olduktan sonra sivil toplum örgütlerinde de daha çok gayret göstermeye çalıştım. Öğretmenliğim boyunca da sivil toplum kuruluşlarında sürekli hizmetler verdim. Böyle bir yapım var benim. Evde oturmayı sevmiyorum.


NÜ: Bağımsız Çalışan Emekliler Sendikası ile yollarınız nasıl kesişti? Bu sürece dahil olmanızda hangi gelişmeler etkili oldu?


MTE: 2019 yılının sonunda başlayan pandemi süreci hepimiz gibi benim hayatımı da etkiledi. Bu dönemin ardından, 2021 yılında bir arkadaşım beni arayarak emeklilere yönelik yeni bir oluşumdan bahsetti ve bu yapının içinde yer almak isteyip istemediğimi sordu. Bu sürecin bir parçası olmaya karar verdim.


O dönemde yapımız “Türkiye Emekliler Platformu” adıyla faaliyet gösteriyordu. Uzun yıllar boyunca bu platform çatısı altında çalışarak güçlü bir taban oluşturduk. Edindiğimiz deneyim ve birikimin ardından, 13 Ekim 2023 tarihinde Bağımsız Emekliler Sendikası’nı kurarak yolumuza daha kurumsal bir yapıyla devam ettik.


NÜ: Bağımsız Emekliler Sendikası hangi ihtiyaçlardan doğdu? Kuruluş sürecinde sizi harekete geçiren temel eksiklikler nelerdi?

MTE: Emeklilerin yaşadığı ekonomik zorluklar bu oluşumun en temel çıkış noktası oldu. Kendi deneyimimden örnek vermek gerekirse; 2017 yılında emekli olduğumda, çalışan arkadaşlarımla maaşım arasında ciddi bir fark yoktu. Ancak kısa süre içinde bu fark hızla açıldı. Bugün ise yaklaşık 8 yıl içinde, çalışan bir kişinin gelirinin neredeyse yarısını alır hale geldim.


Sadece kendi durumum değil; görüştüğüm yüzlerce emeklinin benzer sıkıntılar yaşadığını gözlemledim. Bu bireysel deneyimler ve sahadan elde edilen veriler, emeklilerin haklarını daha güçlü savunabilecek bir sendikal yapının artık bir ihtiyaç olduğunu açıkça ortaya koydu.


NÜ: Alım gücündeki ciddi düşüşü göz önünde bulundurduğunuzda, bugün oluşan bu farkı nasıl değerlendiriyorsunuz? Açıklanan enflasyon rakamlarını gerçekçi buluyor musunuz?


MTE: Açıklanan enflasyon rakamlarını gerçekçi bulmuyorum. Türkiye’de maaşlar ve ücretler TÜİK verilerine göre belirleniyor; ancak toplumun geniş kesiminde bu verilere yönelik ciddi bir güvensizlik var. Çünkü insanlar enflasyonu resmi rakamlardan değil, pazarda ve markette karşılaştıkları fiyatlardan ölçüyor.


Bu tabloya baktığımızda, emekli maaşlarının yetersizliği açıkça ortaya çıkıyor. Bugün birçok emekli açlık sınırının, büyük bir kısmı ise yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Bu nedenle, haklarımızı savunabilmek adına sendikal bir yapıya duyulan ihtiyaç kaçınılmaz hale geldi.


Ancak emekli sendikalarına mevcut siyasi iktidarın sıcak bakmadığını görüyoruz. Türkiye’de kurulan altı emekli sendikasının tamamı kapatıldı ya da kapatılma süreciyle karşı karşıya kaldı. Bizim sendikamız da kuruluşundan yaklaşık altı ay sonra kapatma davasıyla karşılaştı. Süreci üst mahkemeye, Yargıtay’a taşıdık ve Yargıtay kapatma talebini reddetti. Gerekçe olarak ise kurucu üyelerimiz arasında emekli olmasına rağmen çalışmaya devam eden kişilerin bulunmasını gösterdi.


Dosya yeniden yerel mahkemeye gönderildi ve son duruşmada bize tüzük değişikliği önerildi. Tüzüğümüzde yer alan “emekli” ifadesinin değiştirilmesi istendi. Biz de bu doğrultuda ismimizi “Bağımsız Çalışan Emekliler Sendikası” olarak güncelledik. Çünkü bugün emeklilerin önemli bir bölümü, kayıtlı ya da kayıtsız şekilde çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor.


NÜ: Emekli Sendikasının Kapatma talebinin reddolmasına, çalışanlar mı engel oldu bu durumda?

MTE: Evet, aynen öyle. Anayasada emeklilerin sendika kurabileceğine dair açık bir ifade bulunmuyor. Bizim ve diğer emekli sendikalarının temel talebi, bu hakkın anayasal güvence altına alınmasıdır.


Emekliler, çalışma hayatları boyunca ödedikleri primlerin karşılığını alamadıklarını düşünüyor. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nın tek çatı altında toplanmasıyla adaletin sağlanacağı beklentisi vardı; ancak uygulamada emekliler arasında ciddi gelir adaletsizlikleri oluştu. Aynı primleri ödeyen kişiler arasında bile büyük maaş farkları ortaya çıkabiliyor.


Sosyal güvenlik sistemindeki kaynakların farklı alanlara yönlendirilmesi ve özellikle 2004 sonrası düzenlemeler, emekli maaşlarının düşmesinde etkili oldu. Önceden emekliler, çalışan maaşlarının yaklaşık %70’ine kadar gelir elde edebilirken, bugün bu oran %35 seviyelerine kadar gerilemiş durumda ve fark giderek açılıyor.


Bu nedenle sendikalar olarak talebimiz, geçmişteki daha adil sistemin günümüz koşullarına uyarlanması ve emekliler arasında hakkaniyetli bir gelir dağılımının sağlanmasıdır.


NÜ:

Toplumda sıkça dile getirilen “çalışanlar emeklilerin yükünü taşıyor” söylemini nasıl değerlendiriyorsunuz?


MTE:

Bu doğru bir yaklaşım değil. Emekliler yıllarca çalışarak primlerini ödemiş bireylerdir. Bugün aldıkları maaş, geçmişteki emeklerinin karşılığıdır. Buna rağmen bu söylem, emeklileri değersizleştiriyor ve sosyal hayattan dışlanmalarına neden oluyor.


NÜ:

Son dönemde geçim sıkıntısına bağlı umutsuzluk ve intihar vakaları gündeme geliyor. Emekliler açısından tablo nedir?


MTE:

Sosyal bir devlet tüm vatandaşlarını korumakla yükümlüdür. Ancak verilen sözler çoğu zaman hayata geçirilmiyor. Emekliler ciddi bir ekonomik çıkmazda ve bu durum psikolojik yıpranmayı artırıyor. İnsanlar umutlarını kaybedebiliyor.


NÜ:

Yerel yönetimlerin emeklilere yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?


MTE:

Yeterli duyarlılık gösterilmiyor. Emekliler çoğu zaman sadece tüketici olarak görülüyor. Ulaşımda yaşanan sorunlar, yüksek fiyatlar ve sınırlı destekler yaşamlarını zorlaştırıyor. Daha kapsayıcı politikalara ihtiyaç var.


NÜ:

Bugün bir emekli, ek gelir olmadan insani koşullarda yaşayabiliyor mu?


MTE:

Hayır, bu neredeyse imkânsız. Düşük maaşlar ve yüksek kiralar nedeniyle birçok emekli geçinmekte zorlanıyor. Bazıları çok kötü koşullarda yaşam mücadelesi veriyor.


NÜ:

Sağlık hizmetlerine erişim konusunda emeklilerin durumu nedir?


MTE:

Randevu almak zor, şehir hastanelerine ulaşım sıkıntılı. İlaç katkı payları ve ek masraflar emekliler için ciddi bir yük oluşturuyor. Sağlık hizmetleri erişilebilir olsa da maliyetler sorun yaratıyor.


NÜ:

Emeklilere yönelik sosyal destekler konusunda ne düşünüyorsunuz?


MTE:

Sosyal devlet anlayışı gereği herkesin ihtiyaçları karşılanmalı. Ancak emekliler, kendi ülkelerinde yeterli desteği göremediklerini düşünüyor ve bu durum kırgınlık yaratıyor.


NÜ:

Sendikanızın yürüttüğü çalışmalar ve gelecek planlarınız nelerdir?


MTE:

Basın açıklamaları, mitingler ve kampanyalar düzenliyoruz. Diğer sendikalarla ortak hareket ediyoruz. Sosyal medya üzerinden geniş kitlelere ulaşıyoruz. Amacımız emeklilerin haklarını görünür kılmak.


NÜ:

Emeklilerin psikolojik durumuna yönelik çalışmalarınız var mı?


MTE:

Destek olmaya çalışıyoruz ancak ekonomik sorunlar çözülmeden psikolojik iyileşme sınırlı kalır. Geçim sıkıntısı yaşayan bir insanın başka konulara odaklanması zor.


NÜ:

Emeklilerin sosyal yaşamı ve kültürel faaliyetlere erişimi nasıl?


MTE:

Oldukça sınırlı. Çoğu emekli temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı için sosyal ve kültürel etkinliklere katılamıyor. Tatil yapmak ise neredeyse imkânsız.


NÜ:

“Bağımsız” vurgusunu neden özellikle önemsiyorsunuz?


MTE:

Hiçbir siyasi yapının arka bahçesi değiliz. Tüm partilerle görüşürüz ama bağımsız kalırız. Bu da daha özgür ve etkili hareket etmemizi sağlar.


NÜ:

Emeklilerin yaşam koşullarının iyileşmesi için temel çözüm önerileriniz nelerdir?


MTE:

Maaşlarda kalıcı iyileştirme yapılmalı, intibak yasası adil şekilde düzenlenmeli ve çalışan-emekli dengesi korunmalı. Sosyal güvenlik sistemi güçlendirilmeli, alım gücünü artıracak politikalar uygulanmalı.



NÜ:

Son olarak ne söylemek istersiniz?


MTE:

Emekliler kendi gelecekleri üzerinde söz sahibi olmak istiyor. Beklentimiz net: Hak ettiğimiz değerin verilmesi ve insanca yaşam koşullarının sağlanması.

NÜ: Emeklilerin ekonomik, sosyal ve hukuki hakları üzerine aydınlatıcı görüşlerini bizlerle paylaşan Bağımsız Emekliler Sendikası Genel Sekreteri Muzaffer Tez Esen’e değerli zamanları ve samimi paylaşımları için teşekkür ederiz.


MTE: Ben de teşekkür ederim. Görüşlerimi paylaşma fırsatı verdiğiniz için memnun oldum. Umarım emeklilerin sesinin duyulmasına ve haklarının görünür olmasına katkı sağlar.

 
 
 

1 Yorum


kerimeyuboglu
2 gün önce

Güzel bir ropörtaj olmuş. Emeğinize sağlık🙏🏼🙋‍♂️

Beğen

İLETİŞİM

Tel: 0537 777 83 05 | dolunaydergi@gmail.com

Haber, Etkinlik ve Daha Fazlası için Üye olun!

Bizi takip edin:

  • Youtube
  • Black Facebook Icon
  • Instagram

© 2025 Dolunay Dergi Topluluğu

bottom of page