top of page


7. ÇOCUK HAKLARI ZİRVESİ
Uluslararası Çocuk Hakları günü nedeniyle HEMPA çocuk derneği tarafından Ankara Orman Genel Müdürlüğü’nde 7. Çocuk Hakları Zirvesi Gerçekleştirildi. Zirve çocukların her alanda güçlenmesi, haklarına erişmesi ve seslerini duyurabilmesi amacıyla düzenlendi. Müzik, seslendirme sanatının gücü ve performansı ile açılışı Funda Kayacık yaptı. Ebru Karayel Çınar: Yapay Zekâ Okuryazarlığı Geleceğin Eğitimini Şekillendirecek Panelde konuşan Ebru Karayel Çınar, eğitimde yapay zekânın

Nazlı İlay Ülger
28 Kas7 dakikada okunur


Çin'in "Sosyal Eğitim" Maskesi: Doğu Türkistan Zulmünü Meşrulaştırma Çabaları
iş dolayısıyla gittiğim Gürcistan’da bir Çinli şirketin fabrikasında 2 haftaya yakın bir süre bulundum. Çok fazla Çinli çalışan vardı. Bana eşlik eden Çinli bir mühendis ve şirketin patronu ile akşam yemeklerinde birlikte oluyorduk. Yemekte gündelik konular dışında ben lafı sürekli “ Doğu Türkistan” meselesine getiriyordum. Her seferinde konuşacakmışız gibi başlasak da bir türlü konuşamadık... Benim öğrenmek istediğim şey; 'acaba Doğu Türkistan konusuna tarihsel bir düşmanlı

Ekrem Burak Şahin
19 Kas2 dakikada okunur


HAYAT SAHNEDE CANLANDIĞINDA
Bundan birkaç ay önce, uzun zamandır zihnimdeki bir isteği somutlaştırdım ve bir oyun çıkarma atölyesine katıldım. Sahne ya da oyunculuk hedefim yoktu; beni oraya yönlendiren, yaratıcı enerjimi yeni bir alanla buluşturma arzusuydu. Düşüncelerimi, kendimi farklı bir disiplinle nasıl ifade etttiğimi görmek, sezgilerimi açığa çıkarmak istemiştim. Atölyenin ilk günü “sıkıştırılmış yaratıcılığı serbest bırakmak” diye bir tanım kullanmıştım. Aynı gün gruba katılan bir öğrencinin de

Nazlı İlay Ülger
19 Kas1 dakikada okunur


“EVLATLARIM ARKADAŞLARIMIZIN KANINI YERDE BIRAKMAYACAĞIZ”
23. 07. 1974, sıcak bir Temmuz günü; Türkiye umumi bir seferberlik ilan etmiş ve Kıbrıs’aBarış Harekâtı düzenlemiş. Tehlikenin nereden geleceği belli değil, harekâtın üçüncü günü… Tabi ki ben de her insan gibi ağlayarak dünyaya gelmişim ve ailem isim bulmakta dazorlanmamış dünya bir SAVAŞ daha kazanmıştı. Üç çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuyum. Dört yaşlarımı hatırlıyorum; annem hamile, mütevazı hanemizin küçük bir odasında doğum yapıyor. Acaba ben neler hissediyordum? Mutlu
Savaş Yücel
17 Kas19 dakikada okunur


SUÇSUZ SUÇLULAR
Suçu olmayan, suç işlememiş olan, masum kişilere suçsuz, suç işlemiş, suçu olan, kabahatli, mücrim kimselere suçlu denir. Zıt anlamlı kelimeleri içinde barındıran suçsuz suçlu tabiri aslında Stalin Dönemi’ndeki rejimdeki zıtlıkları anlatmaktadır. Sovyetlerin iktidara gelmesi ile başlayan devlet terörü, daha sonraki yıllarda Türk soykırımı halini almıştır. Sovyet Dönemi’nde devlet terörü kurbanlarının sayısı bazı kaynaklara göre 30–40 milyon, bazılarına göre ise 60 milyondur.

Roza Kurban
17 Kas7 dakikada okunur


Türk Dünyasında Ortak Kültür Unsurları; AT
90’lı yıllar kuş misali uçup gitti. 2000’ler… Milenyum… Nasıl da heyecanla başlamıştı 90’lar. Komünist diktatörlükler ardı ardına devriliyor, Demir Perde yırtılıyor, duvarlar yıkılıyordu. Kocaman bir dünyanın kapıları açılıyordu önümüzde. Yüzlerce yılın ardından bağımsızlık bayrağını göndere çekiyordu kardeşlerimiz. “Hazar’ın suyu kabarıyor yine” derken “Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar Türk Dünyasından söz ediyorduk coşkuyla. Közün üstünü kaplayan küle üflüyor, kardeşliğimiz

Hasan Ali Demircan
16 Kas7 dakikada okunur


TÜRK'ÜN TARİHİ VE COĞRAFYASI
“Beri gelin kırk kardaşım, Size feda olsun benim başım!” Bütün Türk halklarının aksakalı, ozanların piri, uluların ulusu Dede Korkut der ki; “Beri gelin kırk kardaşım, Size feda olsun benim başım!” Dünya tarihini şekillendiren önemli oyunculardan biridir Türkler. Beş bin yıla yaklaşan uzun bir maziye sahiptirler. Ortaya çıkışları ve yayıldıkları coğrafya, benzersiz bir tarihe sahip olduklarını ortaya koyar. Dünya üzerindeki bütün milletler belli bir merkez etrafında tarihleri

Hasan Ali Demircan
16 Kas8 dakikada okunur


TÜRKÇEMİZ
“Türk dilinin sâdeleştirilmesi, zenginleştirilmesi ve kamuoyuna bunların benimsetilmesi için her yayın vâsıtasından faydalanmalıyız. Her aydın hangi konuda olursa olsun yazarken buna dikkat edebilmeli, konuşma dilimizi ise âhenkli, güzel bir hâle getirmeliyiz”. (1938) Mustafa Kemâl ATATÜRK Eğer dil bir iletişim aracıysa Anadilimiz Türkçenin doğru yazma ve konuşma özelliklerini iyi bilmemiz gerekir. Yazı dili, dilbilgisi kuralları gözetilerek konuşma dilinin belgelendirilmesi,

Dilek Beyhan Günalp
16 Kas3 dakikada okunur


SEDAGET KERİMOVA VE “SOYUQ GÜNEŞ”
Televizyonla hiçbir zaman yakınlık kuramadım. Ekran bana hep soğuk, uzak ve biraz da yapay geldi. Yüzleri ekran ışıklarının; duyguları kare, diktörtgen bir geometrinin içine sıkışmış insanlar, donmuş resim gibiydi. Yankısız sözler, gizemli birer yabancıydı; her şey fazla parlak, ama bir o kadar da sessiz. Belki de bu yüzden televizyon bana hep “eksilen zaman” hissi verdi. Hal böyle de olsa bazı anlar vardır; bir sözcük, bir sahne, bir ad bütün düşünceni altüst eder. “Soyuq Gü

Hayat Aras
16 Kas2 dakikada okunur


KARABAĞ
Toprağın her zerresi bir şehidin nefesidir. Her taşında bir dua, her çağrısında bir feryat gizlidir. Otuz iki yıl boyunca Karabağ, bir milletin yüreğinde sönmeyen bir kor, yandıkça güçlenen bir umut oldu. Kaç çocuk Karabağ’sız büyüdü, kaç genç Karabağ’sız sevdalandı, kaç yaşlı gözlerini Karabağ hasretiyle yumdu... Her bayram, her ezan, her türkü bir ağıda dönüştü. Dağlar sustu, taşlar ağladı. Bir annenin gözyaşında, bir çocuğun düşlerinde, bir askerin yüreğinde yaşadı o özlem

Hayat Aras
16 Kas2 dakikada okunur


AZERBAYCAN SİNEMASIVE DİZİ SEKTÖRÜ
28 Aralık 1895’te Paris Grand Cafe’de Lumiere Kardeşler’in yaptığı film gösterimi, sinemanın doğuşu olarak kabul edilmiştir. İlk yıllarında panayırlarda eğlencelik olarak gösterilen ve bu özelliği üzerinden ticarileştirilen sinema, zamanla bir eğlence sektörü olmasının yanı sıra, görsel sanatlar arasında en çok ve en hızlı gelişen kitleler arasında kabul gören bir sanat dalı olmuştur.. Sinemanın doğum yılı olarak kabul edilen 1895 yılından tam iki buçuk yıl sonra, daha birçok

Şener Danyıldız
16 Kas7 dakikada okunur


Güney Azerbaycan Milli herekatı 2006 Mayıs ayaklanması
30 milyondan aşkın nüfusa sahip olan; dili; kimliği; tarihi yasaklanmış; topraklarının altı üstü altın olsada yoksulluk içinde yaşayan halkıyla; dağlık yeşillik coğrafyaya sahip olsa da; çölleşme felaketiyle iç içe yaşayan Güney Azerbaycan halkı; Türk dünyasının tam boğazında bir insanlık dramını yaşamaktadır. Türk dünyasının önemli bir kısmı olan Güney Azerbaycan, İran diye adlandırılan ülkenin sınırları içersinde bulunmaktadır. İran Türklerini, Azerbaycan Türkleri; Türkmenl

Dr.Mehsa Mehdizade
16 Kas5 dakikada okunur


Kadınlar Halk Fırkası
Meşrutiyet yıllarında kurulan kadın örgütleri Türkiye’de kadın çalışmalarının sık sık değindiği bir konudur. Bu örgütler çoğu kez yardım derneği görünümündedir. Ancak, Müdaafa-i Hukuk-ı Nisvan gibi kadın-erkek eşitliğini savunan ve kadının kısa sürede dış dünya ile bütünleşmesini ya da toplumsallaşmasını gündemine alan radikal örgütlere de rastlanır. Türkiye ‘de kadının siyasetle yakın ilgisi Balkan Harbi ile başlar. Bu sıralarda Darülfünün konferans salonunda verilen konfer

Dr. Gönül Erdal Dağıstanlı
10 Kas4 dakikada okunur


AY LAÇIN CAN LAÇIN
8 Kasım, tarihi zaferin yıldönümü yaklaşırken işgalden kurtarılan topraklarda, özgürlüğün coşkusu yaşanıyor. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle belirlenen bu günler arasında, 26 Ağustos Laçın’ın şehir günü olarak kabul edilmiştir. (turkpa.org) Aras Nehrinin hem o yakasındakilerin hem de bu yakasındakilerin özlemlerini, düşlerini, isteklerini gözyaşı olarak Aras’a karıştırdıkları geçmiş, yine Aras’ın sularında arınarak Karabağ Azerbaycandır! sözünün haklı sevincini bizlere yaşatm

Hayat Aras
7 Kas1 dakikada okunur


Leyla Hanım'ı Kim Alacak?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında erkeklerin düşledikleri kadın tipini belirlemek üzere Haftalık Mecmua ’nın düzenlediği ‘Hangi Kızla evlenmeli ?’ anketini geçen sayımızda vermiştim. 1927 yılında dergi, aile yaşamında köklü dönüşümlerin oluştuğu bir dönemde evlenmeye aday genç kız tiplerini hakim değer normlarına göre sınıflandırmış, bir başka deyişle ‘ideal tip’ oluşturmuştu. Sonuç olarak anket, Cumhuriyet’in hukuk başta olmak üzere günlük yaşamla ilgili temel dönüşümlerine ve Os

Dr. Gönül Erdal Dağıstanlı
6 Kas12 dakikada okunur


TATAR KALMAK…
Her Tatar anne-babadan Tatar çocuklar gelir dünyaya. Ancak Tatar doğmakla Tatar kalmak arasındaki hayat denilen uzun süreçte, tarihi gelişmelerin akışında insanlar bazen kendi istekleri bazen zorlamalar sonucunda Tatar kalamaz. Menfaat uğruna diline, milletine, kültürüne, tarihine, geleneklerine ihanet eden mankurtlara tarihte sıkça rastlanır. Ancak şartlar ne olursa olsun sonuna kadar mücadele eden Tatar doğup Tatar kalan insanlar da az değildir. Kâh şahlı, kâh hüzünlü tarih

Roza Kurban
30 Eki6 dakikada okunur


Madde Bağımlılığı ile Etkili Mücadelede Medyanın Rolü
Madde Bağımlılığıyla Etkili Mücadelede Medyanın Rolü Toplantısı Toplantının Amacı Bu mini bir çalıştay idi aslında. Temel amacı, günümüzün en önemli toplumsal sorunlarından biri olan madde bağımlılığı ile mücadelede kitle iletişim araçlarının (medya) potansiyelini ve stratejik kullanımını belirlemekti. Çalıştay, konunun dramatik ve trajik boyutlarının bilincinde olarak, katılımcıların bilgi ve tecrübelerini somut çözüm önerilerine dönüştürme motivasyonuyla çalıştı. Ben
Ufuk Baykal Ülger
30 Eki4 dakikada okunur


1877’den 1989’aBulgarların Etnik Temizlik Siyaseti
Özet Günümüz Bulgaristan topraklarında ve bazı savaşlar sırasında daha geniş coğrafyada yaşayan Türklere ve Pomaklara karşı katliamlar, zorunlu kitlesel göçler organize edilmiş, terör yöntemleriyle malları gasp edilmiş, yıkımlar gerçekleştirilmiş, çok sayıda köy haritadan silinmiştir. Etnik temizlik projesi kapsamında gerçekleştirilen katliamlar, zorunlu göçler, namusa, insan onuruna saldırılar ve Hıristiyanlaştırma/Bulgarlaştırma uygulamaları 1877’de başlamış ve aralıklarla
Zeynep Zafer
28 Eki18 dakikada okunur


BİR ŞAHESER O DÜNYA TARİHİNDE KAHRAMANI GİBİ ‘MANAS’
Destanlarımız; milli şuur ve ahlakı sağlamak, korumak, yükseltmek ve ince ince işlemek bakımından eşsiz nitelikteki eğitici eserlerdir. Türklerin tarihi özellikleri ve karakterleri üzerine emsalsiz kaynak niteliği taşır. Hemen hemen tüm Türk boyları arasında özünü muhafaza ederek, Türk dünyasının kimliği olma özelliği ile ortak kültür değerlerini geçmişten alıp yaşanılan güne getirerek milli hafıza oluşmasında büyük katkı sağlar. Türk destanları İslamiyet öncesi, geçiş dönemi
Neslihan Gülen Ertekin
16 Kas 20176 dakikada okunur
Tüm Yazılar
bottom of page